Ölüm Hakkında İlginç Bilgiler

Ölüm gerçekleştikten sonra akşam yemeğini öğütmeye yardıcı enzimler ölüyü yok etmeye başlar ve bozulmuş hücreler bakterileri besleyerek vücudun kısa sürede çürümesine neden olur. Yalnızca AND de toprağa gömülen ölülerin vücutlarından çıkan 827,060 galon akıcı sıvı toprağa yayılıyor. Toprağa salınan bu sıvı havaya; hidrolik asit, sülfür ve karbondioksit karışması anlamına geliyor. Emriyoların gelişim sürecinde organlarımızdaki bazı hücreler kendi kendini yok ediyor eğer böyle bir şey olmasaydı genetik arızalarla doğabilirdik. Canlılar hangi şekilde ölürse ölsün her koşulda oksijen yetersizliğinden dolayı meydana geliyor. Boğularak, yanarak, vurulduğumuzda veya başka sebepler hiç fark etmiyor. Oksijen solunumu olmazsa hayat da olmuyor. Hindistandaki Zerdüştler ölen insanları akbabaların yemesi için açıkta bırakıyor ve ölü insanları akbabalar yiyor. Akbabaların çoğu ölü insan ve ölü sığır yemekten hayatını kaybediyor. İsviçre de Promessa isimli şirket ekolojik defin ismini verdikleri bir sistem uyguluyor. Peki bu sistem ne oluyor, ölünün bedenini sıvı nitrojen içinde doldurularak özel bir işlemden geçiyor ve mısır nişastasıyla hazırlanmış özel bir tabut un içinde toprağa gömüyorlar. İnsanlık tarihi başladığından bu yana ortalama 100 milyar öldüğü tahmin edilmektedir ABD de insanların % 80 i hastanede hayatını kaybediyor. Madagaskar yerlileri ölülerin kemiklerini toprağın altından çıkartıp kasabanın etrafından bir kez gezdirdikten sonra tekrar gömüyorlar. Bu yapılan törene famadihana ismi veriliyor. 19. yy da Mısır da toprak altından çıkan mumyaları yakıt olarak kullandılar. 1951 yılından beri nerdeyse hiç ABD li yaşlılıktan dolayı ölmedi. Hiçbir kültürde ölmek fiili direk kullanılmıyor. Bunun yerine vefat etti , hakkı rahmetine kavuştu gibi cümleler tercih edilmiştir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
hobiler eski